Read Kabuk Adam by Aslı Erdoğan Online

kabuk-adam

Size Kabuk Adam'ın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, inSize Kabuk Adam'ın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, insanın en temel özelliği olan korkusunu, alçaklığını, umutsuz yalnızlığını.. Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir....

Title : Kabuk Adam
Author :
Rating :
ISBN : 9789752893092
Format Type : Paperback
Number of Pages : 155 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

Kabuk Adam Reviews

  • Eren Nadir Akşamoğlu
    2018-10-02 21:15

    Uzun zamandır bu kadar içten ağlamadım. O çirkin, yara bere içindeki adamın naif aşkı yerle bir etti beni. Aslı Erdoğan okumak için neden bu kadar bekledim bilmiyorum. Muhteşemdi

  • Irmak
    2018-09-24 05:19

    O kadar uzun zamandır erteliyordum ki Aslı Erdoğan okumayı. Neden diye sorsanız verecek cevabım bile yok. Sanırım sadece sevmemekten korkuyordum. Ama şimdi pişmanım. Keşke daha önce okusaydım diyorum, daha önce tanışsaydık. Kurduğu cümleler, kalemi, Kabuk Adamın aşkı, duygularını hiç çekinmeden ortaya döküşü öylesine büyüledi ki beni. Bir yazarın hayatından bir kesiti okurken bu kadar etkileneceğimi tahmin etmezdim. Ama Aslı Erdoğan beni etkiledi. Kitapta beni Aslı Erdoğan'dan daha çok etkileyen bir şey varsa oda Kabuk Adam'dı. Onun hüznünü, yalnızlığını, yaşadıklarını öylesine içimde hissettim ki bunun tarifi mümkün değil. O bir cümle kurdu, ben burada dağıldım. O 'Sen benimle konuşan ilk beyazsın' dedi, kelimeler geldi benim boğazıma oturdu. Irkçılığı, bir yere ait olamamayı, kendi içindeki hesaplaşmaları ve çelişkileri, yabancılaşmayı çok güzel anlatmış Aslı Erdoğan. Karayipler'e gidesim Kabuk Adam'ı bulasım ve 'bak bu kitap senin için yazılmış' diyesim geldi kitap boyunca. Çok merak ediyorum. Tony, Kabuk Adam şimdi nerede neler yapıyor. Kitabın ilk basımından bugüne 22 sene olmuş. Şimdi yaşıyor mu, yaşıyorsa ne yapıyor ? Karayipler'de aşık olduğu o fizikçi kadını hala düşünüyor mu ? O gittikten sonra ne yaptı ? Hepsini delicesine merak ediyorum.

  • Cem
    2018-09-22 05:22

    Azınlıkların,ezilmişlerin,dışlanmışların,doğuştan ikinci sınıf olarak dünyaya gelmişlerin hep yanında olduğunu,onlarla adeta bütünleştiğini açıkça duyumsuyoruz halen cezaevinde tutuklu bulunan Aslı Erdoğan'ın bu romanında...

  • Tugba
    2018-09-19 02:36

    Kabuk Adam.. Aslı Erdoğan'la tanışma kitabım. 1994 yılında yayınlanmış, yazarın ilk kitabı. Hiç ilk kitap değilmiş gibi ama; çok güçlü ve ustaca. Kabuk Adam, 25 yaşındaki fizikçi bir genç kızın -Karayipler'de yüksek öğrenim gördüğü zaman diliminde karşılaştığı- yerli bir siyahi olan Tony ile arkadaşlığını, aralarındaki sevgiyi, saygıyı, aşkı konu olan bir hikaye. Aslında sadece aşkın hikayesi değil; ırkçılığın, ayrımcılığın, cinsiyetçiliğin, zıtlıkların, yasadışı hayatların, gettoda büyüyenlerin, çaresizliğin, imkansızlığın da hikayesi. Bir bataklığın içerisinde gelişip büyüyen tutkulu bir aşk mıydı beni en çok etkileyen yoksa tüm şeffaflığı ile sunulan birbirinden farklı iki zor hayat mı diye sorsam, cevabım sanırım "her ikisi de" şeklinde olur çünkü yaşadığı aşkı da acıyı da cesurca ve aynı içtenlikle anlatabilmiş yazar. Hiçbir detayı atlamadan, anlaşılır bir şekilde ama iç yakarak. 20'li yaşlarında zeki, başarılı, çok yönlü, tutkulu, deli dolu bir genç kızın (Asli Erdoğan'ın) iç dünyasındaki zıtlıklarla yüzleşmesinin ikinci, üçüncü hatta n. inci kişilere bu kadar çok şey katabileceğini düşünemezdim öncesinde. Bu yüzden iyi ki okumuşum diyorum Kabuk Adam'ı. Bu kitabı okuyup da çeşitli nedenlerle beğenmeyenler olmuştur mutlaka ama eminim ki hikayedeki fizikçi kızın cesaretinden; Tony'nin naifliğinden, cahilliğine karşı bilgeliğinden etkilenmeyen olmamıştır.Aslı Erdoğan'ın kendi hayat hikayesini kaleme aldığı bu kitabında cesur anlatımı ve iç hesaplaşmalarıyla aslında kendisinin bile başlıbaşına okunması gereken bir kitap olduğunu gördüm ve onu gerçekten idrak edebilmek için sadece tek bir eseriyle sınırlı kalınmaması gerektiğini. Umarım kendisi başarılı bir yazar/aydın kişi olarak gerçek hayatta verdiği zorlu mücadelelere rağmen yazmaktan asla vazgeçmez çünkü o yazdığı sürece ben de onu okumaktan vazgeçmeyeceğim. Alıntılar:*" Ölümün, işkencenin, hapishanenin kıyılarında yaşayan yasadışı insanların hayatları (ve dostlukları) iki temele dayanır: Güven ve cesaret. Bu değerlerden yoksun biri, tuzaklarla, bilmecelerle dolu bu dünyaya göz ucuyla bile bakmamalı. Hele hele onu tanıdığını söylemeye hiç kalkışmamalıdır."*" Yalnızca karanlığın en dibine inenler, erdemin doruklarına varabilirler."*" Bu sıcakta nasıl yünlü bereyle dolaşabiliyorsun? dedim, büyük bir pot kırdığımı bilmeden. sonraları öğrendim ki bu üç renkli bere, Karayipler'de çok yaygın olan, afrika kökenli rastafari inanışının bir işaretiydi, ırkçılığa ve her türlü sömürüye karşı çıkışın simgesiydi, hiç taranmayıp uzun örgüler halinde bırakılan saçlar gibi. Yeşil, sömürgecilerin aldığı toprağı, sarı, o toprağın zenginliğini ve kırmızı da uğruna dökülen kanı simgeliyordu... Müzik:Bob Marley - Buffalo Soldier: Kızılderililere karşı savaştırılan karaderili askerleri anlatır şarkı.

  • Nihan
    2018-10-15 00:30

    :(

  • Ali
    2018-10-08 00:35

    Liseli kız temaaşasından hallice.

  • oguz kaan
    2018-09-19 00:31

    * Bazıları için kıskanılacak bir yerde olanın bunalımını, yalnızlığını (aslında kitapta kendi kendine yarattığı bir kabuk içinde olması ki bu nedenlerin meydana getirdiği bir sonuç değil, tercih ve bundan yakınmaksa düpedüz ikiyüzlülük.) anlattığı ve siz diğerleri bilmezsiniz ama biz böyleyiz, şöyleyiz ile geçen sayfalarla doluydu. ** Kitap boyunca cinsel bir gerilim teli var ve stresle yüklenen bu tel boğucu olmuş. Aslında kitabın benim adıma "orta" seviyelerde kalması bu cinsel gerilimin anlatıda pek idare edilmediğini hissetmemdi. Erdoğan'ın anlatımın da olayları sinematik olarak canlandırmak kısmında rahat olması bir artı ise duygusal olarak kitabın betimlemeleri "Bir anda....", "Anlamıştım ki..." gibi kalıplar ile bana çıkarım yapma özgürlüğü vermek yerine direkt olarak bünyeye nüfuz ettirmeye çalışması da eksik olduğu yerdi.*** Bir başka Aslı Erdoğan okuma isteği yaratan bir kitap olmadı.

  • Esra Nazenin
    2018-10-19 03:16

    Tony'e sonda yapılan saygısızlık...beğenmediği insanlardan bir farkı kalmadı o an yazarın. Ayrıca ne yazık ki bu ifadeyle aklımda kalacak kitap:"Ben de her zamanki densizliğimle, "Türk olmaktan iyidir," diye karşılık vermiştim."

  • Gri Limanlar
    2018-09-26 00:19

    Bu aralar çokça, "etrafına yabancılaşmış" karakter okuyorum. Bu konuda iyi örnekler gördüğümden mi bilmiyorum, "Kabuk Adam"ı öyle çok beğenmedim. Başkahramanı anlamakta zorluk çektim belki de. CERN'de çalışan bir fizikçi kendisi. Birçok insanın hayalini kurduğu konumda fakat etrafındaki insanlardan bunalmış ve farklılık arıyor. Bu bunalmışlığı ve arayışı ifade etme tarzını sevemedim sanırım. Oysaki kolaylıkla empati kurmayı bekliyordum. Bazı yerlerde çok eleştirel ve keskin ifadeler kullanmıştı çevresindekilere karşı. Bir de, kitaptan yalnızlık akıyor resmen. Adı geçen hemen hemen bütün karakterler çok yalnız gibiydi.

  • Ahmet
    2018-09-26 21:17

    Kitabın ortalarından itibaren zaten ilgi çekici bir hikayesi olmadığı fark ediliyor. Bir yıldız vermeyi düşünüyordum ama kitap bitmeden bazı şeyler fikrimi değiştirdi. Ahmet Altan gibi politik bulduğum yazarların aşk romanlarını okumayı ben şahsen sevmiyorum. Bu kitabı sevmeme sebeplerimden biri de buydu aslında. Sürekli En Uzun Gece'yi hatılattı bana, onu okurken hissettiklerimi... Kitabın Türkçesi kısmen çeviri gibi geldi bana, sanki İngilizce düşünülüp Türkçeye çevrilmiş gibi duruyor. Kitapta en çok ilgimi çeken ve kitabı bitirmemi sağlayan bölüm şuydu:Sonraları öğrendim ki bu üç renkli bere, Karayipler'de çok yaygın olan, Afrika kökenli Rastafari inanışının bir işaretiydi, ırkçılığa ve her türlü sömürüye karşı çıkışın simgesiydi, hiç taranmayıp uzun örgüler halinde bırakılan saçlar gibi. Yeşil, sömürgecilerin aldığı toprağı; sarı, o toprağın zenginliğini ve kırmızı da uğruna dökülen kanı simgeliyordu. Kesk (yeşil), Sor (kırmızı), Zer (sarı) bir zamanlar kendimle özdeşleştirdiğim bu renkleri sömürüyle savaşan sömürülmekten bizden daha fazla bıkmış bir halkın bunu politik bir simge olarak kullandığını görmek beni etkiledi. Rastafari kültürü hakkında ilk kez doğru düzgün bir şeyler okumamı öğrenmemi sağladı. Kitaba verdiğim ikinci yıldızın sebebi buydu.Bu kitapta geçen aşkı en iyi şekilde yine yazar kendisi özetlemiş:Belki çocukça, "ucuz duygusallık" deyip burun da kıvırabilirsinizÜçüncü yıldızın sebebi de içinde bulunduğum ruh halini en iyi anlatan şu cümle:Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı ilk fırsatta katlederiz. Sonra da ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.Bu yazıyı okuduysanız benim için kitabı okumuş kadar oldunuz :DSon olarak şu da B için... :D Sana öğretebileceğim çok şey var senin de bana.

  • Gonca Kardelen Kaya
    2018-09-26 21:37

    Aslı Erdoğan ile Kırmızı Pelerinli Kent sayesinde tanışmıştım ve hem kitabı hem yazarı çok sevmiştim. Böyle bir yazarın yaşadıklarını, düşüncelerini, kapılmalarını, acılarını kendi ağzından dinlemek o kadar güzeldi ki 5 yıldızın yetmediği kitaplardan oldu benim için. Tekrar onu okumak için neden bu kadar beklediğime kızıyorum, Kabuk Adam'ı bu kadar beklettiğime. Aslı Erdoğan kesinlikle üslubunu en sevdiğim yazarlardan ve Kabuk Adam da bunu bana tekrar kanıtladı. Okunması gereken ve yazara başlangıç kitabı olabilecek bir kitap. Bu kitabı okurken fona en yakışan şarkılarsa bence bir "Cigarettes After Sex" listesiydi, mükemmeldi.

  • Neslihan Aksu
    2018-10-04 21:21

    Kitabı sevdim fakat sürekli Türk olmak utanılacak bir şeymiş gibi bahsetmesinden nefret ettim!!

  • Mehmet
    2018-09-28 00:20

    Türk edebiyatı hakkında haklı genellemeler yazacak olsaydım yazacağım ilk satır muhtemelen şöyle olurdu:" Kadın yazarlarımız iç dünyalarını anlatmakta ortak bir yeteneğe ve hisse sahiptir." Aslı Erdoğan'ın Kabuk Adam'ı nedense beni sürekli Tezer Özlü'nün Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabına götürdü. Onun gibi bir yolculuğa çıkmış, özgürlüğünden şüphe duymasa da içindeki soru işaretleri ve cesaretiyle kendini bir anlam kapalılığıyla süslemişti. Gerçek hayatından net kesitler taşıyor olması bu öykünün gerçekçiliğine taç takmış onu etten kemikten bir arayış hikayesine dönüştürmüştü. Bu arayış onun en umarsız kaybedişiydi üstelik. Çünkü her yerde aradığı, içinde kaybolmuştu. Cümleleri zamanla unutulsa da, atmosferi üstüme sinecek bir hikaye.

  • Doğan
    2018-10-15 03:27

    Ana karakterimiz bir Fizikçi ve bu işi sevmeyerek yapıyor. Karayiplerdeki bir seminer fırsatını, "Zaten beş parasızım, ömrümde bir daha ne zaman Karayiplere gidebilirim ki" diyerek kabul ediyor. Orada kendini, yaşamı sorgulayacağı ve bir çok şey öğreneceği Kabuk Adam'la tanışıyor.Kabuk Adam ; insanları görünüşüyle yargılamamayı, dürüstlüğü, içtenliği ve daha bir çok şeyi öğretiyor bizlere...

  • ehk2
    2018-10-10 04:10

    "Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız" (s.147)

  • Duygu Sevimli Çeltik
    2018-10-13 02:20

    Aslı Erdoğan okumak bana hep kendimin zıddıyla yani yine kendimle tanışıyormuşum gibi hissettiriyor. Belki de bu güvenlikli, SSK'lı, düzenli maaşlı monoton hayatımda hiç yaşayamayacağım deneyimlere adım atıyorum kitaplarında. Bu zıtlığın heyecanını, adrenalini yaşıyorum, kitaplarını rüya görür gibi okuyorum.

  • Bilge B
    2018-10-17 00:27

    Bırakamadım. Kitabı elimden bırakamadım, üç saatte bitirdim. Kendimden parçalar da buldum, olmuş olabileceğim, olmaktan korktuğum insandan da. Tony’nin aşkı yüreğimi burkarken Aslı’ya çok çok içerledim. Gerçekten harikaydı uzun zamandır böyle derinden hissetmemiştim bir kitabı.

  • Bahar
    2018-10-17 02:27

    Aslı Erdoğan Türkçe'yi çok güçlü kullanan bir yazar. Romanın Türkiye'de geçmemesi bence konuya ayrı bir gizem katıyor. Yine de bazı yerlerde duyguların, olayların derinliği için kullandığı dili fazla abartılı buldum. O duyguların içine tam giremediğim için sanki biraz dışardan bakan, yargılayan göz gibi hissettim kendimi, bu hissi de sevmedim. Genel olarak akıcı, keyifle okunan, dolgun bir roman, ama sanırım Kırmızı Pelerinli Kent'i daha çok sevmiştim.

  • Anil
    2018-09-25 05:30

    Bir hafta geçti bu kitabı okuyalı ama hala okurken düşündüğüm "bu kitapta bir şeyler eksik" düşüncesi ara ara belirip kayboluyor. Cevabını hala bulamadım, tekrar okumak gibi mantıklı bir çaba içerisine de girmek istemiyorum. Bazı olayların-lafların--diyalogların-düşüncelerin-kişilerin bende tam olarak oturmaması yazarın suçu mudur yoksa okuyucunun akıl kabızlığından mıdır? Bir bar-chart yapıp çirkinleşmeyeceğim ama aralarında rahatsızlığımı en belirgin olarak gözlemlediğim; diyaloglardı. Sanki kötü bir çeviri okuyor gibiydim neredeyse her diyalogda ama yazar bir türk. "Kimse böyle konuşmaz ki" diye kaç kez söylendim acaba. Ana karakter, narsisistik kişilik bozukluğundan mustarip olsa bile. (teşhiste yanılıyor olabilirim)+ Sen ne iş yaparsın?- Fizikçiyim.+ Fizik nedir?- Fizik.. Yani biz, fizikçiler, maddeyi araştırırız. ...Yani, doğa olaylar, doğayı inceleriz.+ Okyanusu, balıkları filan mı?- Pek öyle sayılmaz. Daha çok cansız varlıkları. Demek istediğim... Örneğin elmaların neden yere düştüğünü... Aslında, ben yazarım. Benim işim öyküler anlatmak.Tamam güzel bir örnek değil, karşıma çıkan ilk olmasa da ikinci diyalogdu şimdi kitaba bakınca. Diyorum ya kitabı tekrar okuma çabasına girmek istemiyorum ki bu benim için çok nadir gerçekleşen bir şey.Bu kitapta bir şeyler eksik; sen de edebi şeyler, ben diyim gerçekçilik, mükremin abi desin samimiyet. Özel Not: "Ama toplum içindeki yalnızlık hissini ve bir yere tutunamama, pişmanlık gibi duyguları çok güzel anlatıyor, aynı ben" diyen bir (muhtemelen) kız görürseniz eğer, lütfen bir tokat atın ona. Bir ben bir de bu yazıyı hala okuyan "sen" yazmadık bu konu üzerine şu dünyada. Düşündüm de kesin vardır entrylerim bu konu üzerine ekşi sözlük'te. Özel Not 2: Aslı Erdoğan'ın o amaçla yazdığını söylemiyorum.

  • Renklikalem
    2018-10-17 23:15

    bu kitap ilk asli erdogan okumamdi. bundan sonra mucizevi mandarini okudum, sonrasinda da baska kitabini henuz okuyamadim. ama iki kitap, asli erdoganin kaleminin gucunu anlamama yetti. o kadar gercek yaziyor ki, bir okur olarak kurgu degil de gercek olaylar gercek kisilerden bahsediliyormus hissine kapiliyorsunuz istemeden.kitabi okuyali bir seneye yakin bir zaman oluyor ama sunu soyleyebilirim ki okuduktan cok sonra dahi sizde izlerini birakacak bir kisa roman. hatta okurkenden ziyade bittikten sonra biraktigi izlerin derinligini daha iyi farkediyorsunuz. ozellikle bittikten sonra ilk gunler kitap/kitabin adi nerede karsima ciksa aklima tony gelirdi. belki pis islere bulasmisti yine. belki dunyanin herhangi bir yerinde basinda beresiyle sessiz sakin dolasiyordu bu ufak tefek ama sessizliginde dunyayi barindiran adam. yani iste boyle canli, boyle sahici bir karakter kurgulamis asli erdogan. peki onca ovgu sonrasinda neden bu kadar az? aslina bakarsaniz yukarida da bahsettigim gibi kitabi cok begendim ama neden ve neyle yetinemedim bilemiyorum. kitapta kabuk adama ragmen beni tatmin etmeyen bir parca vardi. kendim bile bunun cevabini kendime verememisken buraya da yazamiyorum haliyle. bu sebeple cok begendim ama 3*

  • Seher Kaya
    2018-10-09 21:32

    Şefkat! Dağılıp gitmemi önleyebilecek tek şey olan şefkatin ta kendisi, beni böyle paramparça ediyordu.

  • İdil
    2018-10-17 03:28

    Hayatımda okuduğum en güzel şeylerden biriydi kesinlikle. Diline, anlatımına ve en başta duygularını sahiplenişine hayran kaldım Aslı Erdoğan'ın. Muhakkak hayatınıza alın bu yazarı!

  • Yusuf
    2018-09-26 01:12

    Okurların geneli beğenmiş bu kitabı ama edebi yönden ben pek bir şey bulamadım açıkcası. "Ezilmişler"in romanı olarak adlediliyor ama ben bunu bir sınıfsal düzlemde inceleyip, eleştiren, çözüm bulmaya çalışan bir gözün yazdığını ne yazık ki söyleyemiyorum. ---Kitaba dair ipuçları---Başarılı, bale bilen, kariyer sahibi, edebiyattan anlayan bir entelektüel kızımızın yolu tropik bir adaya düşer, kızımız kendi ifadesiyle bir "tutunamayandır" ama bu ruhsal anlamda bir tutunamama değil, gönlünce sevecek birini bulamadığından ötürüdür. Fiziken pek de çekici olmayan Tony ile bu tropik adada marijuana içip, adanın pek de tekin olmayan yerlerinde dolaşırlar.Sonunda genç kızımız ABD'ye döner. ---Kitaba dair ipuçları---Kahraman kadınımız, Tutunamayanlar'da gördüğümüz başarılı ancak manevi açıdan pek de kendini bulamamış Turgut Özben'e, selam çaksa da Turgut'un dünyasından epeyce uzakta kalıyor. Kitap tropik bir adada, genç bir kadının günlüğünde geçen aşk hikayesi olmasının ötesine geçemiyor. Okur ne kendini buluyor, ne de okuduğuyla ilişki kurabiliyor. 20'li yaşların başındaki geçn okurların beğeneceği türden bir kitap olmuş, az biraz hayat deneyimi olan, edebi zevki gelişmiş kişilerin beğeneceği türden çok uzakta. Biraz yeraltı dünyası, biraz aşk, bizi bize anlatmayan bir roman. Aslı Erdoğan'ın ilk romanı olması hasebiyle diğer romanlarını da okumak gerektiğini düşünüyorum. Bu kitabını tavsiye etmiyorum.

  • Seher Andaç
    2018-10-17 21:17

    "O kadar çok kabuk vardı ki üzerinde okyanusun diplerinden çıkıp gelmiş kabuğu eline alıp dokunamadı bile... Dokunabilse hissedebilir miydi bilmiyorum çünkü kabukları vardı! O kadar çok kabuğun altında yalnızlıktan başka ne yaşayabilirdiki sanırım hiçbir şey... "Acaba gerçekten böyle miydi diye kendime soruyorum çünkü şüpheliyim. Yaşadığı yere dokunan, "tehlikeli" diye atfedilen insanların direk gözlerinin içine bakan bir kadın varken nasıl böyle bir soru sormaya cesaret edebiliyorum diye kızıyorum kendime! Anlatılan hikayeyi ilk kelimesinden başlayıp son kelimesine kadar kendi kabuğumu oluşturarak okudum. Kabuk kulağımda can kulağıyla dinledim. Okyanustan neden korkuyordum ki ben bunca yıldır... Söylemeyi unuttum hayatımda hiç okyanus görmeme rağmen büyüklüğünü düşünmek bile korkuyla ürpertir tenimi! Boş bir korku bu! Artık biliyorum ki okyanusun dibinde bir mağarada bir kabuk adam var; her an okyanusun büyük ve derin sonsuzluğunu armağan edebilir, edecektir ve etmiştir de!Anlatılanı çok sevdim! Anlatılan dilin yalınlığını, basitliğini çok beğendim!

  • Sahin
    2018-10-01 21:27

    Bir icimde bitirdigim öykü, benim icin anisi olan kitaplardan... Askerdeyim terhis olacagim, carsi iznindeyim... Kendime yabancilasmisim, mutluluga duydugum derin bir özlem var icimde. Bir kitap kafede oturuyorum düsünceliyim, raftan bir kitap cekiyorum mutluluk icin diye geciriyorum aklimdan... Elimde Kabuk Adam, yer yer ben oluyorum kabuk adam, gözlerimi kapiyorum bastan sona cok samimi itiraflarin serpistirildigi öyküye girebilmek icin ve bir ses söyle diyor: "bugün artık biliyorum: hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız"...

  • Zeliha
    2018-09-26 22:32

    Kimi zaman kabuk adam oldum kimi zaman seminerlere zorla giren fizikçi, kimi zaman elimde deniz kabuklarıyla sahilde yürüdüğümü hayal ettim, kimi zaman da kulüpte çılgınca dans ettiğimi... Kalemle altını çizecek bol bol satır var bu güzel kitap da, en fazla iki günde herkesin bitirebileceği biyografi tarzında güzel bir kitap yazmış Aslı Erdoğan. "Bir kitabın kapağına bakarak içindekileri anlayamazsın. Bir insanı da sadece yüzüne bakarak anlayamadığın gibi"."Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır."

  • Gizem
    2018-10-14 22:35

    Çok ağladım.Ah Kabuk Adam Tony...Sen de düşünüyor musun o Türk fizikçi kadını?Sen de özledin mi onu,ölesiye?Ya da dur boşver bunları nerdesin şimdi,24 yıl sonra?Bu kitabı,boynumda 'küçük bir deniz kabuğu kolyesi' taşır gibi ömrümün sonuna kadar yüreğimde taşıyacağım."Okyanusun ortasındaki bu küçücük adada kurabileceğim hayatın belli belirsiz hayali geçti gözlerimin önünden.Sabahları okyanusta yüzerek,mercanların arasından kabuk çıkararak,kuytu köşelerde marihuana içerek akıp giden bir hayat.Tropikal günbatımlarında sevişmek,şiir yazmak;giderek incelen,dinçleşen,esmerleşen bedenim;her gece dans etmek;adalılar gibi çömelmeyi,ağaca tırmanmayı,dövüşmeyi öğrenmek,turistlere deniz kabuğu satmak,melez çocuklar doğurmak...Geçmişimi,köklerimi,yaldızlı gelecek hesaplarımı yitirmek.Uzun,sıcak günler boyunca unutmak.Kendimi unutmak ve sonra yeniden bulmak.Şimdiye kadar yaşadığım,daha doğrusu,vitrinden seyrettiğim hayattan ve avuçlarımda tuttuğum kül renkli gelecekten belki çok daha güzel.Ama böyle bir serüvene atılmak,bir başkasının yaşamını ödünç alırcasına kendiminkinden vazgeçmek için çok fazla cesarete gereksinimim vardı.Sahip olabileceğimden çok daha fazlasına."#np:Phillip Long-Lake of Lovers

  • Tourniquet
    2018-09-18 21:29

    Zeki bir fizikçi ve çok iyi bir işi olan ama aslında bulunduğu hayata nasıl tutunamadığını ve ruhu bambaşka hayatlar hayaller kurarken hayatın kuralları yüzünden engellenen bir kadının öyküsü Kabuk Adam. Kabuk Adam ile berber hayalleri ve yaşadığı hayat arasındaki uçurumu fark etmesi ve Karayiplerde tanıştığı bu insanın hayatına etkisini anlatıyor kitap. Ben inanılmaz etkilendim. Dili anlatımı herşeyi çok güzeldi. Kesinlikle tavsiye ederim.

  • Burcu Uzun
    2018-10-11 01:21

    Sosyal medyadan dolayı çok merak ederek almıştım bu kitabı. Abartıldığı kadar ilgi uyandırmadı bende. Aslı Erdoğan ın sürekli depresif tavırları hiçbir şeyden memnun olmaması sıktı beni. Bir çok bilim insanının ulaşmaya çalıştığı kariyerini resmen kötülüyor. Sevmediği işini memnun olmadığı hayatını okurken çok daraldım. Bu boşluk içinde kabuk adam geliyor ve hiç bir üstün özelliği olmayan bu kişinin sevgisini anlatmaya başlıyor. Ben ortada saf bir sevgi göremedim üstelik konu sürekli cinselliğe bağlanıyor.

  • melis
    2018-10-05 01:31

    Bir yandan etkilendim, bir yandan da bir şeylerin eksik olduğunu hissettim, ne olduğunu bilmesem de. Kitabın vermek istediği bir his varmış ama yine de ben ona ulaşamamışım gibi, inanmamışım, havada kalmışım gibi.